ad space
ad space
ad space
ad space
Aralık 24th, 2011

Termal banyo kürleri İnsan vücudununkine yakın, 35-38°C aralığında sıcaklığa sahip olan maden suları ile yapılır. Genelde önerilen belli zaman aralıklarında termal su ile dolu bir banyo küvetine veya havuza girilerek gerçekleştirilir. Tüm vücut ile yapılan küre tam banyo, yarı beline kadar suya girilerek uygulanan türüne yarım banyo ve su kaynağının zengin olduğu merkezlerde duş mekanizması aracılığı ile uygulanan türüne duş banyosu adı verilir. Termal buhar kürleri Vücut sıcaklığının üzerinde olan sıcaklıklardaki maden suyu buharından yararlanılarak gerçekleştirilir. Uygulama biçimi, genelde buharın soluma yoluyla içe çekilmesi (inhalasyon) biçimindedir. Tedavi merkezinde sıcak su buharı, tavandaki veya zemindeki buhar delikleri aracılığı ile tedavi odasına iletilir. Sıcak su buharının cilt sorunlarının giderilmesinde de yararlı olduğu belirtilmektedir.

Aralık 24th, 2011

Kaplıca tedavisinin önemli konularından biri de, kaplıcada kaç gün kalınacağıdır. Bu süre 21 gün olmakla birlikte halkımız genellikle kaplıca tedavisini 15 gün olarak uygular. İçme tedavisi de öteden beri 3 gün olarak yapılır. Genellikle üç haftalık ve 21 banyoluk kürlerin tedavi edici etkisi olduğu, uzmanların ortak görüşüdür. Öte yandan, özel durumları dikkate alınırsa, her kişiyi 21 gün kaplıcada tutmanın mümkün olmadığı da düşünülmelidir. Kaplıca tedavisinin çok uzun süre devam etmesi de sakıncalıdır. Hastanın alıştığı bir çevreden ayrı, disiplinli ve yorucu tedavilerle geçen bir hayat tarzı, hastalarda ruhi bunalımlar yaratabilir. Hastalar, içme ve kaplıcalara karşı bir tiksinti ve isteksizlik duymaya başlar. Önemli görülen hastalıklarda, tedavi süresini, çoğunlukla kaplıca hekimi ayarlayabilir. Her hastanın durumu değişik olduğundan, tüm hastalara aynı süre ve aynı çeşit tedavinin uygulanamayacağı açıktır. Mayıs ve Eylül ayları kaplıca için uygun zamanlardır.

Aralık 24th, 2011

Genel olarak ifade etmek gerekirse, kaplıca tedavisinin mevsimi yoktur. Ancak gelenekler, bu konuda bir mevsim yaratmıştır. Daha doğrusu, kişi, kendine uygun bir zaman seçmekle birlikte en uygun mevsim ve zaman İLKBAHAR ve SONBAHAR’dır. Romatizmalılar, nevraljiler, ve şeker hastaları için yaz ayları, mide, bağırsak, karaciğer ve sinirle ilgili hastalıklar için de ilkbahar ve sonbahar ayları daha uygun mevsimdir.Bir yılda iki kez kaplıca tedavisinde, mayıs ve eylül ayları seçilebilir.Kaplıca bir hamam değildir. Şifa gücüne sahip yeraltı su kaynağı ve birer sağlık yurdudur. Bu nedenle, o kaynaktan fışkıran suların nasıl ve nerelerde kullanıldığını oralara gidenlerin biraz olsun bilip öğrenmelerinde her zaman yarar vardır.Ülkemiz ikliminin sertliği nedeniyle, ayrıca her kaplıcada kaloriferli otellerin olmayışı yüzünden insanlarımız, kaplıcalara çoğunlukla yaz aylarında gitmeyi tercih etmektedir.

Aralık 23rd, 2011

Türkiye jeotermal kaynak zenginliği ve potansiyeli açısından Dünyada ilk yedi ülke arasında yer almakta olup, Avrupa’da birinci sıradadır. Ülkemizin termal suları, hem debi ve sıcaklıkları hem de çeşitli fiziksel ve kimyasal özellikleri ile Avrupa’daki termal sulardan daha üstün nitelikler taşımaktadır. Termal sularımız doğal çıkışlı ve bol su verimli, eriyik maden değeri yüksek, kükürt, radon ve tuz bakımından zengindir. Ülkemiz sıcaklıkları 20 ºC’nin üzerinde debileri ise 2–500 lt/sn arasında değişebilen 1500′den fazla kaynağa sahip bulunmaktadır. Deniz kıyısında bulunan termal kaynaklar turizm çeşitliliği açısından önemli avantajlar sağlamaktadır. Ayrıca dağcılık ve ormanlık bölgelerinde bulunan termal kaynaklar ise çevre ve doğa kullanımı dolayısıyla farklı çekici unsurlara sahiptir. Termal turizmin sağladığı olanaklardan bazıları;

Aralık 23rd, 2011

9. Ulusal Kaplıca Tıbbı ve Balneoloji Kongresi’nin 12 – 14 Nisan 2012, Kozaklı Nevşehir’de yapılacağını duyurmak istiyoruz. Kaplıca Tıbbı ve Balneoloji (Hidroklimatoloji) alanındaki ulusal kongremizi termaller, SPA’lar ve kaplıca kür merkezlerinde uygulanan yöntemlerin ve kaplıca kürlerinin hastalıkların tedavisinde olduğu kadar önlenmesi ve sağlığın geliştirilmesindeki yeri ve öneminin giderek daha çok anlaşıldığı ve belirginleştiği, hızla değişen/dönüşen dinamik bir süreçte gerçekleştiriyoruz.

Aralık 23rd, 2011

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU Yeme-içme konusunda derin kültürü olan ve özel zevklere sahip, mutfağı güçlü bir milletiz ama bazı hataları nedense ısrarla yapıyoruz! Bunlardan ikisi çok yaygın: Yemeklerde yanlış yağ kullanmamız ve maden suyuna çok az ilgi göstermemiz. Mutfak kültürümüzde iki yaygın hata var. Birincisi, yemek pişirirken yağ tercihimizi, faydalı olmak bir yana sağlığa zarar bile verebilen ayçiçeği, mısırözü, pamukyağı gibi bitkisel yağlar ya da margarinlerden yana kullanıyoruz. Oysa Türkiye tam bir zeytin cenneti ve zeytinin hem kendisi hem de yağı sağlığa en faydalı besinler. Ama Avrupa’nın, hele hele Akdeniz coğrafyasının en az zeytinyağı tüketen toplumu olma ayıbını sürdürüyoruz. Zeytinyağı kullanmadaki yanlış ve eksiklerimizi başka bir yazı konusu yapacağım.

Aralık 23rd, 2011

Jeotermal enerji potansiyeli açısından zaten çok zengin olan Anadolu, jeotermal sağlık (termal kaplıcalar, hamamlar) konusunda da zengin bir tarihe sahiptir. özellikle Romalılar Dönemi’nde bu konu oldukça yaygınlaşmış ve klasik bir Roma geleneği olarak dünyaya yayılmıştır. Hatta Sezar’ın “Kaplıcaları ve hamamları olmayan kavimler barbardır.” sözü de bilinmektedir. Kaldı ki Romalılardan önce de özellikle Batı Anadolu’daki bazı antik kentlerin merkezi ısıtma sistemleri ve hamamları termal su ile çalıştırılmıştır. Bu eski Anadolu geleneğine Selçuklular ve Osmanlılar çok iyi sahip çıkmış ve Türk Hamamı kavramının, Roma Hamamı gibi uluslararası kabul görmesini sağlamışlardır. Günümüz jeotermalcileri termal tesis tanımını SPA veya HAMAM olarak kısaltılmış şekilde kullanmaktadırlar. SPA, eski Roma dilinde çeşme-hamam anlamına gelmektedir.

Kasım 27th, 2011

Termal suların banyo, inhalasyon ve içmece şeklinde 3 önemli tedavi unsuru vardır. BANYO KÜRLERİ:  Romatizmal Hastalıklar: -Ankilozan spondidit, romatoit artrit, gut(damla) gibi iltihabi romatizmal hastalıklar. -Boyun, bel, kalça, diz kireçlenmeleri, bel ve boyun fıtıkları gibi dejeneratif romatizmal hasatlıklar. -Fibromiyalji, periartrit, tendinit, bursit gibi yumaşak doku romatizmaları, Bütün bu rahatsızlıklara suyun sıcaklığı, kaldırma gücü ve basıncın ortaya çıkardığı olumlu etkiler aynı zamanda karbondioksit gazının olumlu etkisi sonucu adelelere daha fazla kan gitmesini sağlayarak ve en önemlisi 3. günden itibaren kortizon sağlayan böbrek üstü bezlerinin uyarılarak kan kortizon seviyesinin yükselmsi sonucunda bu hastalıklara iyi gelmektedir. Osteoporoz(kemik erimesi): Kalsiyum nedeniyle içmece ve parathormon aktivasyonuyla iyi geldiği düşünülmektedir. Ortopedi Ameliyatlarının ve kırık sekerlerinin rehabilatasyonu:

Kasım 27th, 2011

Aşağıdaki hastalıklar kendisinde mevcut olan kişilere uzmanlar şifalı suları ve kaplıcaları önermemektedirler.  1. Kanser hastaları 2. Aktif tüberküloz 3. Yüksek ateş ve ishalle seyreden kolera, tifo ve dizanteri 4. 39C. Üzerinde seyereden gribal enfeksiyonlar. 5. Aktif hepatit hastaları. 6. İleri düzeydeki kalp, karaciğer ve böbrek yetmezlikleri. 7. Habis hipertansiyon(ileri derecedeki organ yetmezlikleri sonucunda oluşan yüksek tansiyon. 8. Ameliyat geçirmiş,henüz yarası kapanmamış olanlar 9. Kanamalı hastalıkları olanlar 10. Saralılar, zararlı akil hastaları. Başarılı Bir Kaplıca Tedavisi İçin · Kaplıcaya girmeden önce doktorla görüşülmeli ve onun önerilerine uyulmalıdır. · Tok karnına kaplıcaya girilmemelidir.Ağır yemeklerde kaçınılmalıdır. · Kaplıca suyunun şifa verici radyoaktif ve kimyasal özelliklerinin bozulmaması için sabun,şampuan,krem, vb. kullanılmamalıdır.

Kasım 27th, 2011

KAPLICA NEDİR ? Halk arasında “ılıca”, “kaplıca”, “içmece” “çermik”, “girme” gibi değişik isimlerle anılan kaplıcalar, binlerce yıldan bu yana şifa dağıtmaktadırlar. Kaplıcalar etkilerini 2 şekilde gösterirler: İçerdikleri erimiş mineral ve gazların deri yoluyla emilmesi sonucu vücut metabolizmasını düzenlerler. Sıcaklık etkisi ile kan dolaşımını artırır, metabolizmayı hızlandırır, sinir ve hormonal sistemlerin uyarılmasını sağlarlar. Banyo, buhar, çamur ve içme kürleri şeklinde uygulanmaları mümkündür. ŞİFALI TERMAL SULAR Solunum Sistemi Hastalıkları Astma, bronşit, alerjik üst solunum yolu hastalıkları, pnömokonyoz Cilt Hastalıkları Egzema, akne, psöriasis, nörodermit, kronik rezidüel ürtiker Kalp-Dolaşım Sistemi Hastalıkları Kompanse kalp yetmezliği, dolaşım bozukluğu, Esansiyel hipertansiyon, varisler, periferik arter hastalıkları, esansiyel hipontansiyon (özellikle ortostatik)

Copyright© 2011  - Bir TANITIMUZMANI.com projesidir.