<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.termalsaglik.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.termalsaglik.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Feb 2012 09:18:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Termal Kürleri</title>
		<link>http://www.termalsaglik.com/termal-kurleri.html</link>
		<comments>http://www.termalsaglik.com/termal-kurleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Dec 2011 20:44:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AfMeSu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[buhar kürü]]></category>
		<category><![CDATA[çamur kürü]]></category>
		<category><![CDATA[içme kürü]]></category>
		<category><![CDATA[termal kürleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.termalsaglik.com/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[Termal banyo kürleri İnsan vücudununkine yakın, 35-38°C aralığında sıcaklığa sahip olan maden suları ile yapılır. Genelde önerilen belli zaman aralıklarında termal su ile dolu bir banyo küvetine veya havuza girilerek gerçekleştirilir. Tüm vücut ile yapılan küre tam banyo, yarı beline kadar suya girilerek uygulanan türüne yarım banyo ve su kaynağının zengin olduğu merkezlerde duş mekanizması aracılığı ile uygulanan türüne duş banyosu adı verilir. Termal buhar kürleri Vücut sıcaklığının üzerinde olan sıcaklıklardaki maden suyu buharından yararlanılarak gerçekleştirilir. Uygulama biçimi, genelde buharın soluma yoluyla içe çekilmesi (inhalasyon) biçimindedir. Tedavi merkezinde sıcak su buharı, tavandaki veya zemindeki buhar delikleri aracılığı ile tedavi odasına iletilir. Sıcak su buharının cilt sorunlarının giderilmesinde de yararlı olduğu belirtilmektedir. İçme kürleri Bazı maden sularından tedavi amaçlı olarak içilerek yararlanılır. Belli zaman aralıklarında belli miktarlarda maden suyunun içilmesi biçiminde uygulanan bu tedavi türüne içme kürü adı verilir. Kürün ayrıntıları bu konuda uzman bir doktor tarafından belirlenmelidir. Genel olarak içten tedavi adını alan bu kürün deri altına şırınga, buğu, serpintileme, gargara, lavaj gibi türleri de vardır. Çamur kürü Bazı bölgelerde yüzeye çıkan maden suyu toprağın ıslanarak çamur halini almasına neden olur. Söz konusu çamur, suyun içindeki erimiş madenlerle doymuş halde bulunur. Çamur kürü, bu çamurun içine yatılması veya çamurun vücudun önerilen yerlerine sürülmesi biçiminde uygulanır. Bu tedavi biçiminde çamurun içinde erimiş olan kimyasal maddeler cildin gözeneklerinden içeriye sızarak hastalıklı dokuların tedavisi yönünde işlev görürler. Tıpta; erimiş mineraller içeren termal sularla yapılan kür uygulamalarına balneoterapi, tatlı sularla yapılan kür uygulamalarına hidroterapi, sağlıklı iklim ve ortamlarda bulunarak yapılan iklimsel kürlere klimaterapi ve deniz ikliminde deniz suyu ile yapılan kürlere talassoterapi, çamur banyosu halinde yapılan kürlere peloidoterapi, mağara mekanları kullanılarak uygulanan kürlere speleozerapi, güneş aracılığı ile uygulanan kürlere helioterapi adı verilmektedir. Genelde bu tedavi türleri, tıbbi termal tedavi ve dinlenme merkezlerinde fizik tedavi, rehabilitasyon, mekanoterapi, egzersiz, psikoterapi, diyet gibi yardımcı tedavilerle desteklenmektedir. Yukarıda sözü edilen kürlerin kişiler üzerinde yarattığı etkileri iki yönde ele almak mümkündür: 1 &#8211; Özel etkiler 2- Genel etkiler. Kürün özel etkisi; fiziksel açıdan suyun fiziksel özelliği, sıcaklığı, hidrostatik basıncı, özgül ağırlığı, buna bağlı olarak kaldırma kuvveti ve iletkenliği ile oluşur. Suyun kimyasal özelliklerine bağlı olarak oluşan özel etkinin kaynakları, sudaki mineral ve gazların türü, yoğunluğu ve vücut tarafından emilme kapasitesidir. Ayrıca kaplıcanın bulunduğu yerin iklimi, yerel radyasyon özellikleri, havanın sıcaklığı ve nem oranı, basınç, rüzgar özellikleri, elektriksel iyon yoğunluğu kürün vücut üzerindeki özel etkilerinde değişiklikler yaratır. Ayrıca maden suyunun kaynağı dolayında bulunan bitki örtüsü ve hayvan toplulukları, suyun fiziksel ve kimyasal değişime uğramasına, neden olarak özel etkileri olumlu veya olumsuz yönlendirebilir. Kürün (doktor denetiminde) sürekli ve düzenli olarak uygulanmasıyla elde edilen olumlu değişikliğe genel etki adı verilir ki kür uygulamasının birincil amacı bu tedavi etkisini elde edebilmektir. Genel etki fikri, 1- Hastalığa neden olan etmenlerin ortadan kaldırılmasını, 2- Eksiği tamamlamayı, 3- Kimyasal maddeler aracılığı ile organ fonksiyonlarının yönlendirilmesini, 4- Tembih etme ve egzersiz tedavisi yapılmasını içerir.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.termalsaglik.com/termal-kurleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Termal Süresi</title>
		<link>http://www.termalsaglik.com/termal-suresi.html</link>
		<comments>http://www.termalsaglik.com/termal-suresi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Dec 2011 20:42:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AfMeSu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[termal süresi]]></category>
		<category><![CDATA[termal tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.termalsaglik.com/?p=102</guid>
		<description><![CDATA[Kaplıca tedavisinin önemli konularından biri de, kaplıcada kaç gün kalınacağıdır. Bu süre 21 gün olmakla birlikte halkımız genellikle kaplıca tedavisini 15 gün olarak uygular. İçme tedavisi de öteden beri 3 gün olarak yapılır. Genellikle üç haftalık ve 21 banyoluk kürlerin tedavi edici etkisi olduğu, uzmanların ortak görüşüdür. Öte yandan, özel durumları dikkate alınırsa, her kişiyi 21 gün kaplıcada tutmanın mümkün olmadığı da düşünülmelidir. Kaplıca tedavisinin çok uzun süre devam etmesi de sakıncalıdır. Hastanın alıştığı bir çevreden ayrı, disiplinli ve yorucu tedavilerle geçen bir hayat tarzı, hastalarda ruhi bunalımlar yaratabilir. Hastalar, içme ve kaplıcalara karşı bir tiksinti ve isteksizlik duymaya başlar. Önemli görülen hastalıklarda, tedavi süresini, çoğunlukla kaplıca hekimi ayarlayabilir. Her hastanın durumu değişik olduğundan, tüm hastalara aynı süre ve aynı çeşit tedavinin uygulanamayacağı açıktır. Mayıs ve Eylül ayları kaplıca için uygun zamanlardır. Kaplıca Tedavisinda Banyoların Süresi : Kaplıcada ilk banyonun, on dakikalık bir süreyi kapsaması genellikle kabul edilmiştir. İkinci günden itibaren bu süre arttırılır ve yarım saate kadar uzatılır görüşü ağırlıktadır.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.termalsaglik.com/termal-suresi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Termal Mevsimi</title>
		<link>http://www.termalsaglik.com/termal-mevsimi.html</link>
		<comments>http://www.termalsaglik.com/termal-mevsimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Dec 2011 20:40:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AfMeSu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[termal mevsimi]]></category>
		<category><![CDATA[termal sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[termal tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.termalsaglik.com/?p=99</guid>
		<description><![CDATA[Genel olarak ifade etmek gerekirse, kaplıca tedavisinin mevsimi yoktur. Ancak gelenekler, bu konuda bir mevsim yaratmıştır. Daha doğrusu, kişi, kendine uygun bir zaman seçmekle birlikte en uygun mevsim ve zaman İLKBAHAR ve SONBAHAR’dır. Romatizmalılar, nevraljiler, ve şeker hastaları için yaz ayları, mide, bağırsak, karaciğer ve sinirle ilgili hastalıklar için de ilkbahar ve sonbahar ayları daha uygun mevsimdir.Bir yılda iki kez kaplıca tedavisinde, mayıs ve eylül ayları seçilebilir.Kaplıca bir hamam değildir. Şifa gücüne sahip yeraltı su kaynağı ve birer sağlık yurdudur. Bu nedenle, o kaynaktan fışkıran suların nasıl ve nerelerde kullanıldığını oralara gidenlerin biraz olsun bilip öğrenmelerinde her zaman yarar vardır.Ülkemiz ikliminin sertliği nedeniyle, ayrıca her kaplıcada kaloriferli otellerin olmayışı yüzünden insanlarımız, kaplıcalara çoğunlukla yaz aylarında gitmeyi tercih etmektedir. Kaplıcada sabun ve benzeri temizleyici kullanmayınız. Tedavinin etkisini azaltır. Sıcak havuza yavaş yavaş girmeli, su içinde olabildiğince hareketsiz kalmalıdır.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.termalsaglik.com/termal-mevsimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Termal Turizmi</title>
		<link>http://www.termalsaglik.com/turkiyede-termal-turizmi.html</link>
		<comments>http://www.termalsaglik.com/turkiyede-termal-turizmi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 21:30:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AfMeSu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[termal turizm]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede termal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.termalsaglik.com/?p=95</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye jeotermal kaynak zenginliği ve potansiyeli açısından Dünyada ilk yedi ülke arasında yer almakta olup, Avrupa&#8217;da birinci sıradadır. Ülkemizin termal suları, hem debi ve sıcaklıkları hem de çeşitli fiziksel ve kimyasal özellikleri ile Avrupa&#8217;daki termal sulardan daha üstün nitelikler taşımaktadır. Termal sularımız doğal çıkışlı ve bol su verimli, eriyik maden değeri yüksek, kükürt, radon ve tuz bakımından zengindir. Ülkemiz sıcaklıkları 20 ºC&#8217;nin üzerinde debileri ise 2–500 lt/sn arasında değişebilen 1500&#8242;den fazla kaynağa sahip bulunmaktadır. Deniz kıyısında bulunan termal kaynaklar turizm çeşitliliği açısından önemli avantajlar sağlamaktadır. Ayrıca dağcılık ve ormanlık bölgelerinde bulunan termal kaynaklar ise çevre ve doğa kullanımı dolayısıyla farklı çekici unsurlara sahiptir. Termal turizmin sağladığı olanaklardan bazıları; • 12 ay turizm yapma imkanı, • Tesislerde yüksek doluluk oranına ulaşılması, • Yüksek istihdam oluşturulması, • Diğer alternatif turizm türleri ile kolay entegrasyon oluşturarak bölgesel dengeli turizm gelişmesinin sağlanması, • Termal tesislerde insan sağlığını iyileştirici aktiviteler yanı sıra sağlıklı-zinde insan yaratma, eğlence ve dinlenme olanaklarının da bulunması, • Kür merkezi (tedavi) entegrasyonuna sahip tesislerin maliyetini çabuk geri ödeyen karlı ve rekabet gücüne sahip yatırımlar olmasıdır. Ülkemizde 46 ilde 190 civarında kaplıca tesisi bulunmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığından termal amacına yönelik olarak (Sağlık Bakanlığınca kür merkezi uygun görülen) turizm yatırım belgesi almış 10 tesisin yatak sayısı 2.461, turizm işletme belgesi almış 30 tesisin yatak sayısı ise 8.562&#8242;dir. Yaklaşık olarak 16.000 yatak kapasiteli 156 tesis ise yerel idare tarafından belgelendirilmiştir. Tedavi etkeninin belli dozda, seri halde, düzenli araliklarla, belli sürelerle tekrarlanarak verilmesi ile uygulanan tedavi yöntemidir.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.termalsaglik.com/turkiyede-termal-turizmi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>9. Ulusal Kaplıca Tıbbı ve Balneoloji Kongresi</title>
		<link>http://www.termalsaglik.com/9-ulusal-kaplica-tibbi-ve-balneoloji-kongresi.html</link>
		<comments>http://www.termalsaglik.com/9-ulusal-kaplica-tibbi-ve-balneoloji-kongresi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 09:29:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AfMeSu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[9. Ulusal Kaplıca Tıbbı ve Balneoloji Kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[balneoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca]]></category>
		<category><![CDATA[kongre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.termalsaglik.com/?p=90</guid>
		<description><![CDATA[9. Ulusal Kaplıca Tıbbı ve Balneoloji Kongresi’nin 12 – 14 Nisan 2012, Kozaklı Nevşehir’de yapılacağını duyurmak istiyoruz. Kaplıca Tıbbı ve Balneoloji (Hidroklimatoloji) alanındaki ulusal kongremizi termaller, SPA’lar ve kaplıca kür merkezlerinde uygulanan yöntemlerin ve kaplıca kürlerinin hastalıkların tedavisinde olduğu kadar önlenmesi ve sağlığın geliştirilmesindeki yeri ve öneminin giderek daha çok anlaşıldığı ve belirginleştiği, hızla değişen/dönüşen dinamik bir süreçte gerçekleştiriyoruz. Kongre programı, serbest bildiriler ve çağrılı konuşmacıların konferanslarından oluşacaktır. Serbest bildiriler bölümünde kaplıca tedavileri, balneoterapi ve klimaterapi’nin etkinliği ve etkileri üzerine gerçekleştirilen araştırmalar sunulacaktır. Çağrılı konuşmacılar kongre konularındaki güncel bilimsel gelişmeleri aktaracaklardır. Ayrıca, kaplıcalarda uygulanan balneolojik ve diğer tedavi yöntemlerinin yalnızca tedavide değil, aynı zamanda prevensiyon ve rehabilitasyon ve özellikle de tıbbi wellness için sundukları olanaklar işlenecektir.  9. Ulusal Kaplıca Tıbbı ve Balneoloji Kongresi]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.termalsaglik.com/9-ulusal-kaplica-tibbi-ve-balneoloji-kongresi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Faydalı Demiyorum Gerekli Bir İçecek</title>
		<link>http://www.termalsaglik.com/faydali-demiyorum-gerekli-bir-icecek.html</link>
		<comments>http://www.termalsaglik.com/faydali-demiyorum-gerekli-bir-icecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 09:18:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AfMeSu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca suyu]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyu]]></category>
		<category><![CDATA[şifalı su]]></category>
		<category><![CDATA[termal su]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.termalsaglik.com/?p=86</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU Yeme-içme konusunda derin kültürü olan ve özel zevklere sahip, mutfağı güçlü bir milletiz ama bazı hataları nedense ısrarla yapıyoruz! Bunlardan ikisi çok yaygın: Yemeklerde yanlış yağ kullanmamız ve maden suyuna çok az ilgi göstermemiz. Mutfak kültürümüzde iki yaygın hata var. Birincisi, yemek pişirirken yağ tercihimizi, faydalı olmak bir yana sağlığa zarar bile verebilen ayçiçeği, mısırözü, pamukyağı gibi bitkisel yağlar ya da margarinlerden yana kullanıyoruz. Oysa Türkiye tam bir zeytin cenneti ve zeytinin hem kendisi hem de yağı sağlığa en faydalı besinler. Ama Avrupa’nın, hele hele Akdeniz coğrafyasının en az zeytinyağı tüketen toplumu olma ayıbını sürdürüyoruz. Zeytinyağı kullanmadaki yanlış ve eksiklerimizi başka bir yazı konusu yapacağım. İkinci hatamıza gelince… Türkiye tıpkı zeytindeki gibi maden suyu bakımından da tam bir cennet. Öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki neredeyse her yeri maden suyu kaynıyor! Ve ‘sağlıklı içecek’ söz konusu olduğunda maden suyunu en üstlere hatta bir değilse ikinci sıraya yerleştirmek lazım. Sağlık yararı söz konusu olduğunda maden suyu mineralli sular kadar önemli bir içecek. Kısacası, yukarıdaki soruyu ‘evet’ diye yanıtlamak lazım. SORUN NE Peki, o zaman sorun ne? Sorun, bence yanlış bilgilenme! Bu konuda ciddi bir bilgi eksikliği var. Çoğu Avrupa ülkesinde, kişi başına yılda neredeyse 150 litre maden suyu içiyor. Bu rakamın 100 litrenin altına düştüğü ülkeler parmakla gösterilecek kadar az. Türkiye’ye gelince… ınanmayacaksınız ama bu rakam yılda kişi başına 5 litreyi bile geçmiyor! Oysa maden suyu sağlık için çok ama çok gerekli. Faydalı demiyorum, gerekli bir içecek. Bu sular yeryüzünün derin katmanlarından süzülerek yeryüzüne çıkıyor. Magmadan aldığı karbondioksit gazının basıncıyla yeryüzüne çıkan bu ‘çok özel sular’ yeryüzüne çıkış yolculuğunda farklı katmanlardan geçerken farklı mineralleri de dağarcığına doldurarak yollarına devam ediyor. Ve işte bu nedenle de maden suları mineral yükü bakımından oldukça zengin. Kalsiyum, magnezyum, potasyum içerikleri bir hayli fazla oluyor. Zaten işin püf noktası da bu. UZMAN GÖRÜŞÜ: Prof. Dr. Zeki Karagülle ne diyor Maden suları konusunda toplumumuzu bilinçlendirmeye gayret eden bilim insanlarının başında Prof. Dr. Zeki Karagülle geliyor. Bu mucize suların sağlık yararları konusunda Zeki Hoca bakın neler söylüyor: * Maden suları içerdiği sülfat ve bikarbonat sayesinde sindirim ve boşaltım sistemi fonksiyonlarını destekler. * Zengin mineral muhteviyatıyla cildi daha gergin ve pürüzsüz kılar. Dışarıdan sürüldüğünde de cildi canlandırıp gençleştirir. Özellikle mineralden zengin yapısı nedeniyle vücudun elektrolit dengesini destekler, yorgunluğu engeller. * Büyüme çağında, hamilelikte ve yaşlılık döneminde artan kalsiyum ve magnezyum ihtiyacını yerine koymaya yardımcı olur. UNUTMAYIN Yanlış bilinen doğrular Toplumumuzda maden suyu hakkında ciddi bir bilgi karmaşası var. Doğru sandığımız pek çok şey yanlış, yanlış sandığımız pek çok şeyse yüzde 100 doğru! ışte onlardan bazıları: * Çocuklar maden suyu içebilir. Büyüme çoğundaki çocukların demir, kalsiyum, çinko ve florür gibi minerallere yetişkinlerden daha fazla ihtiyacı vardır. * Hamileler maden suyu içebilir. Hamilelik dönemi maden sularında bol miktarda bulunan minerallere ihtiyacın arttığı bir dönemdir. * Maden suyu böbrek taşı yapmaz. Böbrek taşının nedeni yiyecek, içeceklerle alınan kalsiyumdan çok, yetersiz sıvı tüketimi ve genetik eğilim. Eğer böbreğinizde taş varsa ve maden suyu içme konusunda tereddüt ediyorsanız doktorunuzla konuşmalısınız. * Maden suyu karaciğeri ve böbreği bozmaz. Bu organları hastalandırmaz. * Maden suyu asit ihtiva etmez. Asit benzeri tat içindeki karbondioksit gazından kaynaklanır. * Asit baz dengemizi bozmaz, vücudun asit yükünü artırmaz. * Kısacası maden suyunu her yaşta, herkes içebilir. ımkânınız varsa günlük içecek planınızda maden suyuna daha çok yer ayırın. BİR HATIRLATMA Maden suyu = soda değildir! Maden suyu yeryüzünün derin katmanlarındaki suların karbondioksit gazı eşliğinde yeryüzüne çıkmasıyla oluşan, tümüyle doğal sulardır. Yani maden suyu ‘yüzde 100 doğal’dır. Soda sözcüğüyse daha ziyade sudan üretilen su bazlı, her türlü içeceğe üretim esnasında karbondioksit gazı basılması durumunda kullanılan bir tanım. Sodalı içecek kavramı Türkiye’de yanlış kullanılıyor. Maden sularına soda diyoruz. Oysa soda, gaz eklenmiş tatlı, meyve suyu veya meyve suyu aromalı içecekler için kullanılıyor batıda. Bu içeceklerin çoğu şeker içerdiğinden yüksek kalorilidir. Yapay maddelerle yüklü olduklarından maden suları gibi saf, doğal ve sıfır kalorili, besleyici içecekler değildirler! KAYNAK]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.termalsaglik.com/faydali-demiyorum-gerekli-bir-icecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Termal Sağlık Turizmi</title>
		<link>http://www.termalsaglik.com/termal-saglik-turizmi.html</link>
		<comments>http://www.termalsaglik.com/termal-saglik-turizmi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 08:53:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AfMeSu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[termal otel]]></category>
		<category><![CDATA[termal sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[termal tatil]]></category>
		<category><![CDATA[termal tuzim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.termalsaglik.com/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[Jeotermal enerji potansiyeli açısından zaten çok zengin olan Anadolu, jeotermal sağlık (termal kaplıcalar, hamamlar) konusunda da zengin bir tarihe sahiptir. özellikle Romalılar Dönemi&#8217;nde bu konu oldukça yaygınlaşmış ve klasik bir Roma geleneği olarak dünyaya yayılmıştır. Hatta Sezar&#8217;ın &#8220;Kaplıcaları ve hamamları olmayan kavimler barbardır.&#8221; sözü de bilinmektedir. Kaldı ki Romalılardan önce de özellikle Batı Anadolu&#8217;daki bazı antik kentlerin merkezi ısıtma sistemleri ve hamamları termal su ile çalıştırılmıştır. Bu eski Anadolu geleneğine Selçuklular ve Osmanlılar çok iyi sahip çıkmış ve Türk Hamamı kavramının, Roma Hamamı gibi uluslararası kabul görmesini sağlamışlardır. Günümüz jeotermalcileri termal tesis tanımını SPA veya HAMAM olarak kısaltılmış şekilde kullanmaktadırlar. SPA, eski Roma dilinde çeşme-hamam anlamına gelmektedir. Günümüz Türkiye&#8217;sinde birçok termal bölgede bulunan tarihi Selçuklu ve Osmanlı Hamamlarının yanısıra, çağdaş fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitelerinin de yer aldığı modern tesislerin sayısı giderek artmaktadır.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.termalsaglik.com/termal-saglik-turizmi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaplıca Suyunun Faydaları</title>
		<link>http://www.termalsaglik.com/kaplica-suyunun-faydalari.html</link>
		<comments>http://www.termalsaglik.com/kaplica-suyunun-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2011 18:03:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AfMeSu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca otel]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[termal]]></category>
		<category><![CDATA[termal kaplıca]]></category>
		<category><![CDATA[termal otel]]></category>
		<category><![CDATA[termal otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[termal sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[termal tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.termalsaglik.com/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[Termal suların banyo, inhalasyon ve içmece şeklinde 3 önemli tedavi unsuru vardır. BANYO KÜRLERİ:  Romatizmal Hastalıklar: -Ankilozan spondidit, romatoit artrit, gut(damla) gibi iltihabi romatizmal hastalıklar. -Boyun, bel, kalça, diz kireçlenmeleri, bel ve boyun fıtıkları gibi dejeneratif romatizmal hasatlıklar. -Fibromiyalji, periartrit, tendinit, bursit gibi yumaşak doku romatizmaları, Bütün bu rahatsızlıklara suyun sıcaklığı, kaldırma gücü ve basıncın ortaya çıkardığı olumlu etkiler aynı zamanda karbondioksit gazının olumlu etkisi sonucu adelelere daha fazla kan gitmesini sağlayarak ve en önemlisi 3. günden itibaren kortizon sağlayan böbrek üstü bezlerinin uyarılarak kan kortizon seviyesinin yükselmsi sonucunda bu hastalıklara iyi gelmektedir. Osteoporoz(kemik erimesi): Kalsiyum nedeniyle içmece ve parathormon aktivasyonuyla iyi geldiği düşünülmektedir. Ortopedi Ameliyatlarının ve kırık sekerlerinin rehabilatasyonu:  Diz ve kalça protez ameliyatlarının rehabilatasyonları, kırığa bağlı uzun süreli alçı uygulamalarındaki eklem kısıtlılığının girilmesi.Bel ve boyun fıtığı ameliyatlarının sonrasında sinir kesilmesene bağlı ameliyatlarının rehabilitasyonlarında. Nörolojik hastalıklar sonrasında oluşan felçlerin rehabilitasyonunda: Cerebral plasy, hemipleji, parapileji, fasiyal paralizi(yüz felci) Cilt hastalıkları: -Egzma, akne ve sedef hastalıklarının tedavisinde. Kadın yollarının iltihaplı hastalıklarında. Stres ve yorgunluğunun giderilmesi. İNHALASYON KÜRLERİ (buhar solunum kürleri):Termal suyumuzun karbondioksit ve radon gazı içermesi sebebiyle yüksek tansiyon tedavisinde kalbin daha verimli çalışmasında, kronik, bronşit ve astıma bağlı nefes darlıklarında.İç salgı bezlerinin olumlu uyarılmasında. İÇME KÜRLERİ: Böbrek taşı:Böbrek taşlarının idrar yolları ve mesane taşlarının düşürülmesinde.İdrar yollarındaki kristallerin(kumların) iltihabların giderilmesinde. Safrakesesi Taşı:Safrekesesi taşları sonucunda oluşan ağrı, gaz, hazımsızlık gibi şikayetlerin giderilmesinde. Mide rahatsızlıkları:Gastirit, ülser, divertükül, reflü gibi rahatsızlıklar sonucu ortaya çıkan ağrı, gaz, hazımsızlık gibi şikayetlerin giderilmesinde. Bağırsak hastalıkları: Kolit, polip, divertükül, kabızlık gibi şikayetler sonucunda ortaya çıkan ağrı ve spazmların giderilmesinde. Karaciğer rahatsızlıkları:Karaciğer iltahaplarında. Anemi(kansızlık):Düşük olan hemoglabin alyuvarlar değerlerinin yükselmesinde termal suyumuzun demir minaralizasyonunun fazla olması nedeniyle faydalı olmaktadır. Kan yağları(kolestrol):Kolesterol, lipid, trigliserid, banyo ve inhalasyon kürlerinin ortak olumlu etkisi sonucu. Diyebet hastalığı(Şeker hastalığı):Banyo ve içmece sonucu kandaki insülin salgılayan pankreas bezinin radyoaktif ve diğer etkenlerle uyarılarak pankreasın insülin salgısını arttırması sonucunda. Kısırlık(strelite):Sudaki radon gazının olumlu etkisi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Obezite(aşırı şişmanlık):Özel diyet ve egzersiz programlarının yanında banyo ve içmece kürleriyle, yağ metobolizmasının hızlanmasıyla.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.termalsaglik.com/kaplica-suyunun-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaplıcadaki Sakıncalı Durumlar</title>
		<link>http://www.termalsaglik.com/kaplicadaki-sakincali-durumlar.html</link>
		<comments>http://www.termalsaglik.com/kaplicadaki-sakincali-durumlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2011 15:39:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AfMeSu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca otel]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[termal]]></category>
		<category><![CDATA[termal kaplıca]]></category>
		<category><![CDATA[termal otel]]></category>
		<category><![CDATA[termal otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[termal sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[termal tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.termalsaglik.com/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıdaki hastalıklar kendisinde mevcut olan kişilere uzmanlar şifalı suları ve kaplıcaları önermemektedirler.  1. Kanser hastaları 2. Aktif tüberküloz 3. Yüksek ateş ve ishalle seyreden kolera, tifo ve dizanteri 4. 39C. Üzerinde seyereden gribal enfeksiyonlar. 5. Aktif hepatit hastaları. 6. İleri düzeydeki kalp, karaciğer ve böbrek yetmezlikleri. 7. Habis hipertansiyon(ileri derecedeki organ yetmezlikleri sonucunda oluşan yüksek tansiyon. 8. Ameliyat geçirmiş,henüz yarası kapanmamış olanlar 9. Kanamalı hastalıkları olanlar 10. Saralılar, zararlı akil hastaları. Başarılı Bir Kaplıca Tedavisi İçin · Kaplıcaya girmeden önce doktorla görüşülmeli ve onun önerilerine uyulmalıdır. · Tok karnına kaplıcaya girilmemelidir.Ağır yemeklerde kaçınılmalıdır. · Kaplıca suyunun şifa verici radyoaktif ve kimyasal özelliklerinin bozulmaması için sabun,şampuan,krem, vb. kullanılmamalıdır. · Sudaki şifa verici özelliklerin vücut tarafından kabul edilebilmesi için, kaplıca suyunda hareketsiz kalmak çok önemlidir. &#160; · 41-42 dereceden yukarı sıcak suya girilmemeli.Kaplıca suyuna girildikten sonra terleme başladıktan itibaren 5 dk. sonra çıkılmalıdır.Konfor şartları uygun ortamda 30 dk. ile 1 saat arasında terleme bıtene kadar yatarak istirhat edilmelidir. · Günde iki kereden fazla kaplıcaya girilmemelidir. · Türkiye şartlarında (sosyo ekonomik sebebler dolayısıyla) kaplıca suyu ile kür tedavisinin en az 7 veya 10 gün olduğu unutulmamalıdır.Gelişmiş ülkelerde bu süre ortalama 4 haftadır.Bir kaç günden oluşan kaplıca uygulamaları önemli rahatsızlıklarda fazla faydası olmuyacağı ancak dinlenme ve stress atma yönünde önemli faydalar sağlıyacağı bilinmektedir. · Tedavi süresinde vücut asla üşütülmemelidir. · Terleme müddeti sonunda çamaşır değiştirilerek hafif bir gezinti yapılmalıdır. · Kaplıca tedavisi her kişide ayni etkiyi göstermez.Bazılarında bir iki banyo sonra halsizlik,sinirlilik,yorgunluk,bas ağrısı,uykusuzluk olabilir.Merak edilecek bir şey yoktur.Birkaç banyodan sonra geçer. · Gün içerisinde 2 den fazla kaplıca tedavisine giren 41-42 c uzerındekı sularda uzun sure kalan hastalarda termal kriz oluşabilir.Termal kriz halsizlik, bulantı, baş dönmesi ve ateş rahatsızlıklarının görülmesiyle anlaşılır. Termal kriz oluştuğu zaman istirahat edilmelidir. · Tedavinin ilk 3 gün içerisinde şifalı kaplıca sularının etkisiyle nadir olarak romatizma, siyatrik, sinir agrilarinin arttigi görülürse de bu geçici durumdur tedavi ilerledikçe hafifler ve kaybolur. · Banyodaki havalandırma çalıştırılmalı içeride temiz hava bulundurulmalı.Banyo kapısı kesinlikle kapalı tutulup termal buhar odalara bırakılmamalıdır.Odadaki buhar ve gazlar uyku düzensizliklerine sebep olur. Kaplıca tedavisinden sonraki genel etkiler; hem uzun yıllara dayalı gözlem ve deneyimlerin hem de klinik çalışmaların ortaya koyduğu gibi 6 – 12 ay sürebilmektedir.Kaplıca tedavilerinin gerekli faydayı sağlayabilmesi açısından her hasta için ayrı bir reçete(günde kaç banyo yapılacağı, kaç gün tedavi alıcağı, içmece kürelerinde suyun kaç öğün, ne kadar içileceği gibi) düzenlenmelidir. Uzman hekim tarafından diğer ek tedavi yöntemleri (masaj, fiziktedavi, egrezsiz, diyet) uygulanmalıdır.Bu nedenle uzman hekim ve yardımcı sağlık personelinin tesislerimizde bulunması gerekmektedir. Yukarıda belirilen tıbbı açıklamalar ve uygulamalar hidroklimatolog uzman doktor AHMET KARAÇALLIK tarafından yapılmıştır.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.termalsaglik.com/kaplicadaki-sakincali-durumlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Termal Tatil Nedir.?</title>
		<link>http://www.termalsaglik.com/termal-tatil-nedir.html</link>
		<comments>http://www.termalsaglik.com/termal-tatil-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2011 15:28:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AfMeSu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca otel]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[termal]]></category>
		<category><![CDATA[termal kaplıca]]></category>
		<category><![CDATA[termal otel]]></category>
		<category><![CDATA[termal otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[termal sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[termal tatil]]></category>
		<category><![CDATA[termal tatil nedir]]></category>
		<category><![CDATA[termaltatil.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.termalsaglik.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[KAPLICA NEDİR ? Halk arasında “ılıca”, “kaplıca”, “içmece” “çermik”, “girme” gibi değişik isimlerle anılan kaplıcalar, binlerce yıldan bu yana şifa dağıtmaktadırlar. Kaplıcalar etkilerini 2 şekilde gösterirler: İçerdikleri erimiş mineral ve gazların deri yoluyla emilmesi sonucu vücut metabolizmasını düzenlerler. Sıcaklık etkisi ile kan dolaşımını artırır, metabolizmayı hızlandırır, sinir ve hormonal sistemlerin uyarılmasını sağlarlar. Banyo, buhar, çamur ve içme kürleri şeklinde uygulanmaları mümkündür. ŞİFALI TERMAL SULAR Solunum Sistemi Hastalıkları Astma, bronşit, alerjik üst solunum yolu hastalıkları, pnömokonyoz Cilt Hastalıkları Egzema, akne, psöriasis, nörodermit, kronik rezidüel ürtiker Kalp-Dolaşım Sistemi Hastalıkları Kompanse kalp yetmezliği, dolaşım bozukluğu, Esansiyel hipertansiyon, varisler, periferik arter hastalıkları, esansiyel hipontansiyon (özellikle ortostatik) Mide-Bağırsak- Metabolizma Hastalıkları Mide hastalıkları, şeker hastalığı, obezite, gut, karaciğer-safra kesesi yetmezlikleri Kas- İskelet Sistemi Hastalıkları Kireçlenmeler, Yumuşak doku romatizmaları, bazı inflamatuar romatizmal hastalıklar (örneğin Ankilozan Spondilit, Romatoid Artrit), ortopedik girişimler ve travmalar Böbrek ve İdrar Yoları Hastalıkları Kronik piyelonefrit, kronik sistit, kronik prostatit, böbrek taşları, fonksiyonel yetmezlik Kadın-Doğum Hastalıkları Genital organların müzmin hastalıkları, vejetatif over yetmezliği, fonksiyonel sterilite (kısırlık), ameliyatlar sonrası adhezyon (yapışma) profilaksisi, dismenore, fluor Nörolojik Hastalıklar Merkezi ve periferik kronik inflamatuar hastalıklar, omurga hastalıkları, travmatik lezyonlar, spastik paraliziler, nöromyopatiler, vasküler nörolojik hastalıklar, inme rehabilitasyonu, nörovejetatif distoni Yukarıda belirtilen hastalıklara ilaveten, günümüz hastalığı olarak ortaya çıkan stres’i atma merkezleri olmuştur.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.termalsaglik.com/termal-tatil-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

